30 Mart 2026 Pazartesi

Bahar

Selam Söyleyin Bahar'a

Yine taze bir bahar sardı kapımızı. Gönüller şen şâduman, dört bir yan da rengârenk gönençler. Tüm sath-ı arzı rayihasıyla, görüntüsüyle, sanatıyla bir güzellik sardı. Tabiat şaşırtmacılığının yanında Allah’ın yaratma güzelliğindeki asaleti, nezaketi ve letafeti en görkemli haliyle görmekteyiz yine yeniden. Bir efsunlanma halini yaşamaktayız. Tohumlar çatlamaya, su dallara ve yapraklara yürümeye başladı. İçine kapanmış olan şehirler uyanıp üzerindeki ölü toprağını çoktan attılar bile. Mamafih, sinelere ve yüreklere hücum eden hezâran heyecan yanı başımızda.

Saygıdan olsa gerek ilk önce mezarlıklarda kendini gösterdi bahar. Laleler, anemonlar, kardelenler, sümbüller, Çiğdemler ve daha neler neler görmekteyiz. Türlü çeşit renk olup tek tek arzı endam etmekteler. Baharla beraber her yan hıdırlık olanına dönüştü sanki. Merhum Necmettin Erbakan hocamız gibi düşünürsek, her bahar mevsimi gibi bu baharda bir çiçekle başlamış oldu. Yeter ki bu melankolik hal, sarhoş edercesine dak dak delisine çevirmesin bizleri.

Bahar, dünyadaki bütün güzellikler gibi hayata bakışımız güzellikçe ve gönüllerimizcedir. Aynı cemreler gibi sırasıyla sineye sıcaklık, yüreğe ferahlık ve bedene sıhhat vermektedir. Bu tazelikle beraber gönüllere menevişli hazlar bırakacak. Ve böylelikle her bir ağızdan ve her bir nefesten güzel türküler havalanacak. Kırlara, şehrin sokaklarına daha çok da hayata rengini yakıştıran heyecan ve doğum mevsimi olacak. Bütün bu güzellikler yaraya sürülmüş bir merhem görevini üstlenecek. Böylelikle yaşanılan bu ân-ı seyyal-i mahsus içinde yeni mevsimlere geçiş yapılacak. Bahar yeri gelip bir türkü yeri gelip mısra mısra bir şiir olacak kalemlerde. “Yeşilin her bir tonu bahçemde sarmaş dolaş, bin bir türlü rayihasıyla/ Goncalar açar sinemde ney sesiyle, dinginlenir yüreğim./ Oynaşmakta tabiat, duyularımın bayramı, nefesimde mis kokudur/ Sızıma derman, ağrıma merhem, efil efil rüzgâr eşliğinde./ Vişne, kiraz ağaçları ve alımlı haliyle papatyalar yanı başımızda./ Güneşin zarif dostluğu, sınır dışı eder bütün yalnızlığımızı.” (Bilonsa kitabından.)

Bir mukadderat üzere tayin edilmiş bütün yaşanılanlar. Zemheri soğuklarından sonra bu seferde kapı ve pencerelere sıcak bir rüzgâr esintisi düşmeye başlayacak. Güvercinler, serçeler, bülbüller ve türlü çeşit kuşlar en güzel şarkılarını mırıldanarak kanatlanacak. Özgürce ıslıklarını çalacaklar. İlk zamanlarda soğuk saca, kızgın yağ dökülmüş gibi bir yalancılığı yaşasak da ileriki zamanlarda taşlar yerine oturacak. Sıcaklarla beraber bir vuslat arketipi yaşanmaya başlanacak. Dört bir tarafta hep bir doğum sancıları duyulacak. Daha çok yaşlı insanlardan oluşan yorgun kalabalıklar yerine çocukların, gençlerin taraveti ve deli akan kanları gündemde duracak.

Bütün güzelliklerde ve nimetlerde olduğu gibi her insan nasibi kadar, kepçesinin büyüklüğüne kadar bu güzelliklerden istifade edecek. Tabiatın doğallığını, sadeliğini görüp de hayatın anlamını bir çilingir gibi çokta kurcalamamak gerektiğini kavramış olacağız. “Anı yaşa” denen anlayışın kıymetini daha çok kavramış olacağız. Bütün bu güzellikler insana çok şey hatırlatıp daha çokta yaşamayı öğretecektir. Heykeli görüp de heykeltıraşı görmeme yanlışına düşmeden, bütün bu güzelliklerin Allah’ın sanatında olduğunu anlayacağız.

Ha geldi ha gelecek derken beklediğimiz bahar geldi bile. Kardelen, çiğdem, nevroz, gonca, çiçek membaı ve bir güzel yürek hoppalığı... Bir erik bir kayısı bir de kiraz salınışı... Elimizi ovuşturduğumuz, soğukları savuşturduğumuz, turfanda bir çocuk bulduğumuz nevhuzur. Anılardaki iştah çocukluğumuz. Bayramları toplayan günlerdeyiz işte. Ne yapsak gözlerimizde şımarık duruyor fer bereket. Yeşil saçlı al yanaklı bir güzellik bulduğumuz. Ve bile isteğe yürek dansımız... Hüzün savma, yurtsama, yer bulan alların flörtöz halleri sanki. Bizimkisi güneşli hava mutluluğu işte. Bahçede kiraz ağacı, gözlerimizde kan kırmızı gelincik güzeli. Bildiğimiz baharın hasadı. Hoş geldin bahar hoş geldin.

İlkay Coşkun
Kültür Ajanda Dergisi
Sayı 149, Nisan 2026

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder