“Kritikler 3” Yürekten Gelen Türkü
“Kritikler 3” Yazar Sinan Ayhan’ın Aralık 2025’te KDY Yayınları etiketiyle okurlarıyla buluşturduğu on dördüncü kitabıdır. Deneme türündeki Kritikler kitabının üçüncüsüyle birlikte daha da devamının geleceği gözüküyor. Yüz otuz iki kısa denemeden ve yüz yirmi sayfa hacminden müteşekkildir. Yazılar, üç bölüm de tasniflenmiş; “Üç Kısa Çöp, Akıl Savaşları ve Yürüyen Kitap: Türkü” şeklindedir.
Kitabın ana gövdesini ‘türkü’ bahsi oluşturmaktadır diyebiliriz. Türkü konu başlıklarının bir kısmı şu şekildedir. “Kehribarın Türküsü, Öğretmen Türküsü, Yeşil Yazmanın Türküsü, Güneşe Göç Türküsü, Sabah Türküsü, Serçelerin Türküsü, Sumocu ile Narsistin Türküsü, Yalnızlığın Acı Zakkum Türküsü, Türkü Bedeni” gibi. Türkü mevzusu kitapta uzun uzadıya çok çeşitli denemelerle etraflıca ele alınmaktadır. Hatta daha geniş anlamda; “Öyle ki sükûtun bile içeriği müzik. Yokluğu ören bir müzik” (s. 50) diyerek müziğe, musikiye uzanan geniş bir çerçeve çizilir. Kültürümüzde muhabbetin ve çayın yanında türküyü kim aramaz ki? “Türkü cana gelen aşktır, hayattır. Türkü mırıldandığımız hayattır” (s. 54) denerek türkü ile hayat arasında ne güzel tatlı bir bağ kurulmuş. “Türki ile gelen sesler içinde, bir yıkılmaz şehri kuran ırmaktır. Sesi aklıdır, müziği ruhu…” (s. 55) Başka birçok yerde de türkü hakkında çok farklı mülahazalarda ve tespitlerde bulunulur. “Türküdür zehri sağaltan propaganda. Yalanı yok eden, sana yüksek bir ahlak veren şey” (s. 56), “Türkü bir ahlak ve iman meselesidir. Yağızlık ondadır ve mertlik ondan gelir” şeklinde devam edilir. Sonuçta musiki, türkü yaşama sevincini diri tutan etmenlerdendir.
Kitapta altını çizdiğim, çerçevelik bazı bölümleri buraya taşımak istiyorum izninizle. “Yazmak, eşici ve kökleştirici düşünme yetisidir. Yazmak hem kendine hem başkasına sesleniştir”, “İslam, bu çağ insanına, mantık örgüleri itibariyle önündeki manzaraya bakıp alacağı son uyarı halidir” (s. 24). “Türkler, at ile ilgili yüz yirmiyi aşkın kelime türetmişler.”, “Felsefede sistemi olan filozof ciddiye alınır”, “Hayat aramakla başlıyor ama aradığın şeyi bulmakla bitmiyor”. “Onu anlamak için zamana yeni uyanmış olmak lazım.” (s. 98), “Bacası tüten ocak geleceğe kalmanın tılsımıdır” (s. 98), “Derler ki doğru her bir insana denk düşer, bir çoktur, gerçek tek bir görüde kendini gösterir”. “Ankara’nın değerlerini Edirne veya Kars üzerinden açıklayabileceğiniz anlamına gelir ki bu da güzel ve zengin çehreli bir keyfiyettir” (s. 108), “Baba, oğlu vatan görür” (s. 113) Ne kadar yerinde, derinlikli, manalı ve güzel tespitler değil mi? Denemelerde alıntılanan bazı sözlere de bakacak olursak; “Ey insanlar! Sizler bu dünyada kendilerine ölümün fırlatıldığı hedeflersiniz” (Hz. Ali), “Kaderi asılmak olan suda boğulmaz” (Jules Verne), “İstanbul’u elinde tutan, dünyayı elinde tutar” (Napolyon), “Birilerini güldüren bir adam, her şeyi başarmış demektir” (Jim Carrey)
Yazar, türkü ile beraber, “düşünce, som düşünce, akıl, girift akıl, felsefe, Doğu Batı ideolocyası, hak ile batıl savaşı, yazmak, zaman, ölüm, yapay zekâ, yeni ile eski kıyaslaması, üslupçu olmak” gibi konuları da yedeğinde tutarak değinilerde bulunur. Hatta öyle ki yazar, düşünceyi hep merkezinde tutar. Bu da insan olmanın, düşünen bir varlık olmanın en başat bir unsuru olduğuna delalettir. Öyle ya ehemmi mühimme müreccahtır. “Hayatın içinde düşünce, düşüncenin içinde hayat ve dolayısıyla düşünce bir kıymık, kıymıkta düşünce…” (s. 18) “Çakıntı (çakma eylemi), kav, som, lamel (yassı cam), rical (evliya), sekans (arka arkaya gelen dizi, sinema terimi), piktogram (sembolik resmetme). Mastar, teşne (istekli, susamış), puv kurmak, hanif (Allah’a inanmış), fağfur (değerli porselen), maudit (lanetli)” bunlar gibi az kullanımda olan farklı kelimelerle birlikte okura bir nevi sözlük karıştırma imkânı da verilmektedir.
Yazar, kimi türkü sözlerini alıntılayarak kitabında yer vermektedir. Yunus, Hz. Mevlana, Karacaoğlan, Köroğlu gibi değerlerden alıntılanmış güzel türkü sözleri bulunmaktadır. Bunlarla birlikte, “Hz. Ali, Hz. İbrahim, Hz. Süleyman, Necip Fazıl, Jules Verne, Napolyon, Sokrat, Jim Carrey, Leibniz, İbni Rüşd” gibi birçok isimle de karşılaşmaktayız. Bununla birlikte yazar, bazı denemelerini isimler üzerinden de seslenerek girizgâh yapar; “Barika, Gaius Cassius, Huizingo, Alfonso, Asri, Efraim, Yorgo” gibi isimleri sıralayabilirim.
Son tahlilde, üretken Yazar Sinan Ayhan’ın kaleminden daha anlaşılır, daha sarih, konusu belli olan, yüzü insana dönük güzel denemeler okudum. Türkü üzerinden geçmişe ve kültür inşasına değer kıymet veren bir gözle bakışı yansımaktadır. Mesela gurbette türkü, memleket gibi ne çok kıymetlidir değil mi? Ne varsa eskide kaldı diyenlerdendir bir taraftan... Ya da Fehmi Gemuhluoğlu’nun “İnsan gönülden ibarettir” sözündeki gibi bir duygudaşlık taşınmaktadır. Anadolu insanına zorluklar ve acılar daha çok türkü yaktırmıştır. Söz nakil kültürü anonim bireyler üzerinden taşınır daha çok. Değirmende doğan fare, gök gürültüsünden korkmayacağı bir tavır ve muhkemlik halidir bu. Gerek duygusuyla gerekse de lirik tavrıyla eleji bir türkü kıvamında okudum yazılanları. Hayatımızdaki musiki ve türkü, rutin dünyanın içindeki en mühim güzelliklerdendir. Bu neviden yazıların içeriğinde hüzünler olsa da türkülerimiz üzerinde baharlar taşıyan elbiseler hep olacaktır.
Sinan Ayhan
1974 yılında Kastamonu’da doğdu. Bilecik Anadolu Lisesi’nde okudu. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. İstanbul Ticaret Üniversitesi Muhasebe ve Denetim Bölümü’nde yüksek lisans yaptı. Yüksek lisans eğitimi esnasında, Prof. Dr. Çiğdem SOLAŞ ile “Çin Muhasebesi ve Muhasebede Kültür Etkisi” ve “Ahilikte Hesap Tasnifi” üzerine çalıştı. “Çin Muhasebesi” üzerine olan çalışma Dünya Muhasebe Konferansı’nda tebliğ edildi. Ve Türkiye’de Muhasebe ve Finans dergisinde, yurt dışında Des Computis adlı muhasebe tarihi dergisinde yayınlandı.
Yayınlanmış Eserleri:
Afrika: Kurutulmuş İnsan Gölgeleri (Şiir, Mart 2021), Alt-Üst (Hikâye, Mayıs 2021), Bir (Roman, Ekim 2021), Su Uykusu (Şiir, Aralık 2021), Kritikler (Deneme, Nisan 2022), Tekrarın Tiryakisi Zaman (İlkay Coşkun ile birlikte, Şiir, Haziran 2022), Bozgun (Roman, Kasım 2022), İç Rölyefler (Şiir. Nisan 2023), Kritikler 2 (Deneme, Temmuz 2023), Anadolu: Bu Harlı Irmağın Önü (Şiir, Eylül 2023), Nihilist (Hikâye, Eylül 2024), Cansız (Roman, Aralık 2024), Gavroche’a Yeni İletiler: Flamalı Yalnızlık (Şiir, Ağustos 2025), Kritikler 3 (Deneme, Aralık 2025)
İlkay Coşkun
Kültür Ajanda Dergisi
Sayı 148. Ocak 2026

















































