Yolların ve Suların Şairi
-Şakir Kurtulmuş'un Şiir Dünyası-
“Yolların ve Suların Şairi”, Yazar Özcan Ünlü’nün, Çıra Edebiyat etiketiyle okurlarıyla buluşturduğu, Şair Şakir Kurtulmuş’un şiir dünyasını ele aldığı deneme kitabıdır. Nisan 2026’da matbuat âlemine dâhil edilen eser, yüz altmış sayfa hacmindedir. On altı bölümde tasniflenmiş yazılar, Şair Şakir Kurtulmuş’un şiirlerine, şiir kitaplarına ve şairlik yönüne etraflıca değinilerde bulunulmaktadır. Bu on altı bölümde Şair Kurtulmuş’un şiirinin kronolojisi, imge dünyası, şiir tekniği, tasavvuf yönü, imgesel ve poetik altyapısı gibi çok çeşitli cihetleriyle konu irdelenmektedir. Ayrıca Yazar Özcan Ünlü, “Biz Seninle Şakir Abi” duygusal bir şiiriyle kitabına hoş bir girizgâhta bulunmuş.
Şakir Kurtulmuş’un şiir ve diğer birçok kitabını okumuş birisi olarak, Yazar Özcan Ünlü’nün ele aldığı konuları, kendi bakışımı da bunlara dâhil ederek şiirler üzerinde bir yolculuğa çıkalım istiyorum izninizle. Yazar bu yazılanı bir tanıtım kitabından daha çok şiirlere bir yaklaşma - yakınlaşma denemesi olarak görmektedir. Bu minvalde yazar adeta şiirlerin bir röntgenini çekmektedir. Yazarın yayınlanmış ve birçok baskı yapmış olan on civarında şiir kitabından örnek mısralara yer vererek anlatımını desteklemektedir. Yazar Özcan Ünlü’nün, Şair Şakir Kurtulmuş’un şiirleri hakkında nirengi olabilecek bazı tespitleri şu şekildedir; “Şakir Kurtulmuş şiirlerini manifestolarla değil hayatın içinden kurar” (s. 8), “Kurtulmuş’un şiiri çözülmekten çok beklenmek isteyen bir şiirdir” (s.8), “Ne bütünüyle geleneğin içinde ne de modern şiirin sert kırılmaların da... Daha çok ikisinin arasında ama aslında ikisinden de bağımsız bir yerde duruyor” (s. 9), “Onun şiiri merhametlidir, derindir, içten gelir, çağının tanığıdır, bağımsız, gürültüsüz ve sakindir. O yüzden yarına kalacak şiir sınıfındadır” (s. 138) Gibi.
Kitap isminden de anlaşılacağı üzere, yol ve su şairi nitelemesinin içi doldurulmaktadır. Su imgesinin içeriğinde deniz, ırmak, yağmur, dalga gibi destekleyici birçok imge içeriğine yer verilmektedir. Yol, yolculuk, gurbet anlatımlarının ve şiir örneklemelerinin yanında çocukluk, ev, şehir, duyarlılıklar, acı, umut, kuş, gök, bahar, mevsim, kuyu, gece, güneş gibi şairin şiirlerinde yer alan alt başlıklar olarak sıralayabiliriz. Anlatımlarda şiirlere dil, ritim, imge üzerinden bakılır. Bu bağlamda Kurtulmuş’un şiirleri daha yumuşak, daha içe dönük ve daha akışkan bir minvalde görülür. İmge ile örülü, duru bir anlatım, derinlikli ve köpüğü alınmış şiirler olarak değerlendirilmektedir. Şiirler, anlatım müphemliği içermez. Her ne kadar bildiğimiz hece şiirlerinden olmasa da serbest formda yazılmış şiirler de ses, ahenk ve iç kafiye unsurlarından bolca faydalanılmaktadır. Uyumlu bir müzikalitesi olan güzel şiirler.
Şairin şiirlerinde yer alan çocuk, çocukluk imgesine kitapta etraflıca yer almaktadır. Çocuklukla beraber anne, baba, oyun, hatıra gibi alt başlıklar üzerinden de konu ele alınır. Bu durumu yazar en vurucu haliyle şu şekilde nitelendirir; “Kurtulmuş’un şiirinde çocukluk, geri dönülemeyen bir safiyet alanıdır” (s. 63) Başka bir yerde “Şakir Kurtulmuş’un şiirlerinde çocukluk bir zaman değil ömür boyu süren bir eksikliktir” (s. 87) Şeklinde nitelendirilmektedir.
Şairin şiirlerinin genelinde pastoral yaklaşımlar ve benzetmeler üzerinden daha güzele ulaşma arzusu güdülmektedir. Şair tabiata, hayata, dünyaya ve insana bir murabıt hassasiyetinde ve şükür üzre bakmaktadır. Aslında bu, kadim ve insancıl olana yönelme de içermektedir. İlahî aşka, kâmil insana ve hayatın anlamına doğru bir pencere açılımıdır bu. Bu bağlamda içerik daha çok duyarlılık ve hümanizm üzerinden yol almaktadır da diyebiliriz. Mesela buna en iyi örnek deprem üzerine yazılmış şiirlerdir. Şair; hassas, duyarlı, sanat ehli ve hatta kırılganlıklar taşımaktadır. Daha genel çerçeve de Müslümanca ve insanî bir bakışta olduğunu da söylememiz mümkün. Ziyadesiyle Müslümanca bir bakış tesmiye edilmektedir. Böylelikle gayeli bir anlatım üzeri yol alınmaktadır desek daha yerinde olacaktır. Yazar Özcan Ünlü, bu durumu daha çok tasavvufî bakış, inanç boyutu ve metafizik üzerinden ele almaktadır.
Hani hep denir ya “yarası olmayanın şiiri olmaz” diye. Altmışlı yaşlarda olan şairin çocukluğundan bu tarafa hüzün ağrıları çektiği olmuştur. Bu hâlin, taşınan umut ile beraber, şiirlerine de sirayet etmiş olduğunu pekâlâ söyleyebiliriz. Son tahlilde, şairin şiirlerinde milletimizin yaşayan dip derin şuuru, mizacı ve aidiyet duygusu ile hafızaya dayalı, çağının tanığı güzel şiirler okumaktayız. Son olarak, sözü yine Özcan Ünlü’ye bırakalım ve en doğru en yerinde tespitlerle Şakir Kurtulmuş’un şiirlerini ve şairliğini anlatsın; “Şakir Kurtulmuş’un şiiri, büyük iddialarla değil derin ve içten bir sesle kurulur. Bu ses, çoğu zaman suyun akışında, bir çocuğun bakışında, bir şehrin yıkıntısında ve bir annenin çağrısında yankılanır” (s.10) İyi okumalar.
İlkay Coşkun
Edebiyat Ortamı Dergisi
Sayı. 112, Eylül Ekim 2026






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder