12 Haziran 2015 Cuma

Silgi Şiir Dergisi - İlkay Coşkun







Silgi Şiir Dergisi - İlkay Coşkun
--------------------------------------------

“Silgi Şiir Dergisi 90. sayıyla veda ediyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?"
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 90 – Haziran Temmuz 2022 )

Yaklaşık on beş şiir, bir söyleşi, birkaç tane de şiir üzerine yazının yer aldığı, her sayı çıktısını alarak takip ettiğim, dört sayfalık renkli güzel bir e-dergi Silgi. Bir atölye dergisi olduğu için üyelerine saygıdan pek ürün yayınlatmadım ama –görüşünü bildir- köşesinde hep yer aldım. Yeni arayış, yeni itiraz ve yeni serüvenlere…

İlkay Coşkun
-------------------

"Şiirde ironi" konusunda düşünceniz?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 89 – Nisan Mayıs 2022)

İroni; dikkat cezp etmeye, dikkat toplamaya ve gülümsetmeye bir vesiledir. İroni, farklı boyutlarda anlatımı güçlendirir. Bolca zekâ kırıntıları barındırdığı gerçeğini de düşünürsek tamda şiire dâhil bir konudur.

İlkay Coşkun
------------------

"Şiirde erotizm" konusunda düşünceniz?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 88 – Şubat Mart 2022)

Erotizm, insana ait bir dürtüdür. Hayatın devamına imkân sağlayan yaşamsal bir gerçekliktir. Yücelik, ezoteriktik ve esrar muhafaza edilmelidir. Genel ahlâkî umdeleri fazla sarsmadan, ilkel ve bayağı duyguların uzağında konumlanırsa bir anlam ifade eder. İşve, cilve, eda ve naz güzelliklerini fazla törpülememek gerekir. Estetik anlatımdan ödün verilmeden elbette şiire dahil edilebilir.

İlkay Coşkun
-------------------

“Şair, bir şiire nasıl başlamalı?"
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 87 – Aralık Ocak 2021 - 2022)

Şair; güzel türkülerle, şarkılarla yüreğini yıkayarak şiire başlayabilir. Belleğini, ruhunu, yüreğini, imbikten süzdüğü gözlemlerini ortaya koyarak yazmaya başlayabilir. Şair, şiirlerine en çok susarak başlar başka bir taraftan. Efkârına, kavgalarına bir em bulur böylece belki.

İlkay Coşkun
-------------------

"Şair ne zaman mutludur?"
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 86 – Ekim Kasım 2021)

"Mutlu olacak kadar kötü bir şair miyim?" Sedat Umran sözü hatırıma geldi. Genel anlamda mutluluk; insan tabiatıyla, yaşantısıyla ve sağlık durumuyla ilintilidir. Şiir yaygısını yüreklere seren şair için bir cihetiyle mutluluk, şiirini nihayete erdirdiği zaman veya şiir kitabını okurla buluşturduğu zaman nükseder.

İlkay Coşkun
-----------------

"Şair Veysel Çolak'a rastlasaydınız, şiir konusunda ne sorardınız?"
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 85 – Ağustos Eylül 2021)

Şair Veysel Çolak'ın, "yenibütüncü şiir" anlayışındaki, "hırçın yontucu" şair kimdir?

İlkay Coşkun
-----------------

“Şiir dünyayı değiştirebilir mi?"
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 84 – Haziran Temmuz 2021)

Ozan da bu dünyanın bir ferdi olduğuna göre değişimlerde etkisi elbette olur. Şair; şiirleriyle, öredurur dünyayı ve dünyasını. Zamana, mekâna, ortama, şartlara göre az veya çok olabilir bu etki. Şiirin, kelebek etkisi de buna dâhildir.

İlkay Coşkun
-------------------

“Şiir insanı değiştirir mi?"
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 83 – Nisan Mayıs 2021)

Haşat ve tarumar ruh halini birazda olsa düzene sokar ve dağınıklığı düzeltir. Şiirin sağaltma etkisiyle, olumlu anlamda değişime yol verir. Şiir odalarında konaklayan şairi arındırır.

İlkay Coşkun
-------------------

“Genel olarak şiirde sorun varsa, kaynağında siz neyi görüyorsunuz?"
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 82 – Şubat Mart 2021)

İyi şiir, kullanışlı bir bina gibidir. Nasıl ki binaların temeline, çatısına, kolonlarına, sağlamlığına ve süsüne bakılıyorsa şiirinde sesine, kurgusuna, diline, imgesine ve sağlamlığına bakılır. Bunlardaki bir eksiklik ve yetersizlik şiirdeki sorunu oluşturur. 

  İlkay Coşkun
-------------------

Son yüzyılda şiirini en çok sevdiğiniz şairimiz kimdir? Neden?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 81 – Aralık Ocak 2020 - 2021)

Şiirde beğeni düzeyim, yelpazem çok geniştir. İkinci yeninin imge yoğunluğunu ve kapalı anlatımını da severim, hece şiirinin yalın, sade ve akıcı anlatımını da. Şiirlerin, duyularıma hitabını öncelerim. Ünlü-ünsüz şair ayırmam, beğendiğim şiir olsun yeter ki. 

İlkay Coşkun
-------------------

"Usta şair bir dostunuzun, bir şiirini güzel bulmadığınızda ne düşünürsünüz?"
 ( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 80 –  Ekim Kasım 2020)

Kimi zaman kusurları gören ve bilen insan, usta şairin muhteşemliğine halel getirmek istemez. –Bir bildiği vardır elbet- -belki de güzelliği ben göremedim- türünden düşüncelerle, kötü şiiri iyi görmeye çalışır. Belki de iyi şiirin yanında iyilenen şiir böyle doğmuştur. İyilerin içindeki kötülere katlanmakta hayatın bir gerçeğidir.

İlkay Coşkun
-------------------

Sözcükler şiirde anlamı nasıl belirler?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 79 –  Ağustos Eylül 2020)

Her ne kadar sözcüklerin bir çağrışım gücü olsa da imgeyle harç olan kelimeler çağrışımın uzağında bambaşka bir manaya da savrulabilir. Gerçek anlam dışılık hep taşınır şiirle. Şiirde ses ve anlamdaşlık at başı nefes nefese de kaldığı olur.

İlkay Coşkun

-----------------

Kötü şiiri nasıl tanımlarsınız?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 78 –  Haziran Temmuz 2020)

Ruhları çölleştiren, ideal taşımayan, yeterli derecede sese ulaşamamış, sadece kendi özgürlüğünün esiri olmuş, sanatın hiçbir emaresinin görülmediği, daha çok verili dilden beslenen sıradanlıktır. Kepçesi, insanlığın, toplumun kazanından nasiplenmemiş, hiçbir dünya yükünü almayan lakırdılardır.

İlkay Coşkun
-----------------

Şiirsiz bir yaşam, kabataslak mıdır Neden?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 77 –  Nisan Mayıs 2020)

Şiirin, müzik gibi diğer sanat dallarıyla dirsek temasını ve hayattaki hâl ve kâl üzerindeki büyük etkisini düşünmemiz gerekiyor. Şiir olmasaydı; ağıt, serenat, ritim, müzik nasıl olacaktı. Dil yarım kalır, insan ve duyguları hastalıktı olurdu.

İlkay Coşkun
-----------------

Güzel sanatlar arasında ortak bir dil var mı?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 76 – Şubat Mart 2020)

Her ne kadar güzel sanatlar arasında hudutlar olsa da aralarında hep bir ortak dil vardır. Sanat, canlının hayatını devam ettiren, kan devinimini sağlayan damarlar gibidir. Damarların ayrı ayrı fonksiyonları olsa da özünde organizmayı, canlıyı yaşatmak amaçtır. Sanat dalları da böyledir.

İlkay Coşkun
-----------------


Hayata karşı şairce duruş nasıl olmalıdır?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 75 –  Aralık 2019 – Ocak 2020)

Bilgi, fikir, sezgi ve düşsellik yanında hayatın içerisinde derin sevgiler edinip hayattaki acılara, zorluklara karşı duyarlı ve çözüm odaklı olmayı şairce duruşun en önemli yanı olarak görürüm.

İlkay Coşkun
-----------------
Şiirde esin mi, emek mi daha değerlidir?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 74 –  Ekim Kasım 2019 )


Şiirde esin ve emeği; tek bir organizmayı, tek bir embriyoyu oluşturan kimerizm gibi görmek mümkün. Şiir açısından esin ve emek birbirini tamamlayan ve bütünleyen iki temel unsurdur. Biri olmadan diğeri olmaz. Bu yüzden ‘hangisi değerli’ sıralaması yapmak afakî olur, gerçekçi olmaz.

İlkay Coşkun
-----------------
Sanat ne içindir?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 73 –  Ağustos Eylül 2019 )

İnsanın tekâmülü için yenilik ve geleceğin şekillenmesi için incelik, zarafet, letafet değerlerini ihtiva eden değerler bütünüdür sanat. Yüreğe, göze, kulağa, beyne kibarlık kazandırır. Düşünsel ve hissel egzersiz sunar. İlimle, zanaatla kazanılan maharetlerin yanında tamamlayıcı, destekleyici, renklendirici ve süsleyici ikinci bir kanat hükmündedir. Resim, müzik, şiir gibi kazanılan melekeler sanatın özünü teşkil eder.

İlkay Coşkun
-----------------
Kimlere şair denmeli, neden?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 72 –  Haziran Temmuz 2019 )

Derdini, hayalini, itirazını şiire dökene şair denir. Bunun için ille de kalem kâğıt olması şart değil.  İlham ve emek arasındaki sarkaçta yolunu almalı şair. Dildeki estetik, ses, yeni nefes ve farklı deyişleri yakalayabilmeli. 

İlkay Coşkun
-----------------
‘Şiirin dışında üşürsünüz’ sözünden ne anlıyorsunuz? 
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 71 – Nisan Mayıs 2019 )


Şiir, soba gibi ısıtır, üşümezsiniz, der gibi bir anlam taşıyor. Yüreği besleyen şiir, gıda ve ilaç hükmündedir. Dil yoldaşlığında, sevgi ve sezgi kardeşliğini paylaşıp damakta tat bırakır. Şiir dışında illaki ısınma yöntemleri vardır. Şiir bunlardan biridir sadece.

İlkay Coşkun
-----------------

“Şair olabilmek için şiir bilgisi yeterli midir?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 70 – Şubat Mart 2019 )


Yapılan her bir işin bir teoriği bir de uygulaması vardır. Şiir bilgisi şairin teorik altyapısıdır. Esin, ilham, yaşanmışlık ve emek, şiir yazma eyleminin uygulamaya dönüşmüş halidir. Gerek şiir bilgisi gerek şiir yazma eylemi şairi tamamlayan ve bütünleyen en önemli iki unsurdur. Birbirinden ayırmamak gerekir.

İlkay Coşkun
-----------------

Şiirin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 69 – Aralık Ocak 2018/2019 ) 

Gelecekte yeni kelimelerle ve şairlerin dünyasında şiir değişime uğrayacak ve yenilenecektir. Müzik, ritim ve esin sacayağında şiiri besleyen en az bir damar olacaktır muhakkak.

İlkay Coşkun
-----------------

Şiir size ne veriyor?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 68 – Ekim Kasım 2018 )

Yaşanmış ve yaşanılan ölümlere, acılara, hüzünlere, aşklara ve azda olsa mutluluklara ortak ediyor. Daha çok düşünmemi ve kelimelerle bir araya gelmemi sağlıyor. Başka bir taraftan dost, arkadaş, konuşulacak mevzu ve ruhi derinlik sağlıyor.

İlkay Coşkun
-----------------

Kültür ve sanatta şiirin önemi nedir?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 67 – Ağustos Eylül 2018 )

Şiir, kültür ve sanat içerisinde bedeni ayakta tutan bir can damarı gibidir. Şiir özellikle dilin estetik, incelik, derinlik ve güzellik boyutunu imler. Kültür ve sanatı daha çok bu boyutuyla besler.

İlkay Coşkun
-----------------

Şiirin dünya barışına etkisi nasıldır?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 66 – Haziran Temmuz 2018 )


Şiirlerin temasının içerisinde  acılar, ölümler, ve ağıtlar da olduğu için doğal olarak savaşların sonuçlarını duygulara, sinelere ve vicdanlara aksettirir.  İnsanların savaşlardan ders ve akıllarını başlarına almaları yönünde etkisi olur. Şiir, halkları birbirine yaklaştırır. Başka bir taraftan dünyanın geçiciliğini ve ölümü imleyerek dolaylı da olsa dünya barışını olumlu anlamda etkiler.

İlkay Coşkun
-----------------

Beğeninize göre, iyi şiir nasıl olmalıdır?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 65 – Nisan Mayıs 2018 )

Şiirde zekâ pırıltısı olmalı. Hem düşündürmeli hem sezdirmeli. Yüreğe ve beyne dokunmalı. Yerine göre okurum merak duygusunu kabartabilmeli. Kesinlikle şiir üzerinden fikirler dayatılmamalı. Didaktik öğelerle okura nasihat verilmemeli.

İlkay Coşkun
-----------------

“Şiirin edebiyatla ilişkisi" hakkında neler söylersiniz?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 64 – Şubat Mart 2018 )


Şiir, edebiyatın büyük kardeşidir veya başka bir ifadeyle edebiyat topluluğunun büyük ortağıdır. Şiir, edebiyatın diğer dallarıyla her zaman iletişim içerisindedir. Mesela öyküyü şiirsel bir anlatımla kaleme alabilirsiniz. Şiir, edebiyat dalları içerisinde en çok başvurulan zor bir alandır.

İlkay Coşkun
-----------------

“Dilin gücü" noktasında ne düşünüyorsunuz?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 63 – Aralık Ocak 2017, 2018 ) 

Dil, uygarlıkları inşa eder. Dil, medeniyetlerin temel taşıdır. Dil olmadan ne bilim ne medeniyet ne kültür olur. Dil ne kadar güçlü olursa iletişim o kadar sağlam temeller üzerine oturur. Bir dil ne kadar güçlü ise o dili kullanan toplumların gelişmesini ve rekabetini sağlar. Rekabetin ve gücün artı ucudur.

İlkay Coşkun
-----------------

“Şiirin kadın dili” ne demektir?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 62 – Ekim Kasım 2017 )

“Şiirin dili” genel kavramını, “Şiirin kadın dili” olarak özelleştirirsek “Şirin erkek dili” kavramını da düşünmemiz gerekir.  Şiirin dilini feminen yönden ele almak diyebiliriz bir bakıma.  Şiirin; kadınsı bakış açısıyla işlenmesi, sezdirilmesi, vücut bulmasıdır. Şiirde kullanılan bazı kelimelerin kadınlara özgü olmasıdır. Erkek şair şiirlerinde ki kadına duyulan aşkın, kadın şair şiirinde erkeğe duyulan aşk şiiri şekline dönüşmesi gibi. Okunduğu zaman bu şiir kesin kadın şiiridir diyebileceğimiz şiirler bariz örneklerdendir. Daha öznel anlamda kadın duyarlılığının, kadın zarafetinin, kadın eli değmişliğinin şiirle vücut bulmasıdır.

İlkay Coşkun
-----------------
Çocuklar için şiir nasıl olmalıdır?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 61 – Ağustos Eylül 2017 )

Büyüklerin yazdığı çocuk şiirlerinin yanında belli bir yaşa gelmiş çocukların yazacaklarına da bakılmalı. Çocuk şiirleri eğlenceli olmalı en baştan, birazda eğitmeli. Çocuklar için şiirin akılda kalıcılığı yüksek olduğu için ezberlenebilirliği daha fazla olmalı. Ne çok basit olmalı nede fazla imge örgüsü taşımalı. Hayaller ve daha çok gelecekten umut barındırmalı. Çok fazla olmasa da öğretiler, bilgi ve adabı muaşeret kırıntıları taşımalı. Masalsı hikâyemsi anlatım tarzı şiiri daha etkili ve çekici kılacaktır.
İlkay Coşkun
-----------------
Şiir, olanı mı, olması gerekeni mi söylemelidir?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 60, Haziran 2017 )

Çoğunlukla “Olması gerekeni söylemelidir” daha çok tercih edilecek gibi geliyor bana ama yine de her iki girift halin yan yana olması gerektiğini düşünüyorum. “Olması gereken” üzerinden hareket etme çabası dozundan fazla didaktikliği ihtiva etmemeli. Şiir bu bağlamda ille de bir şeyler öğretmemeli. Şiir, alternatifleri sunmalı ama “şu doğrudur” dememeli. Temizlik vurgusu yapılmalı ama su en iyi temizleyicidir vurgusu yapılmamalı çünkü şiirin görevi bu değildir. Mazi, şu an ve gelecek şiirin hasat tarlası olduğu gerçeği göz ardı edilmemeli. Şairin hep mazide yaşaması ve şiirlerini bu çerçevede ele alması şiirini sıkıcı yapacağı kadar hep geleceğin hayalperestliği ile şiiri zorlaması okuyucuyu gerçeklerden uzaklaştıracaktır. Tercihin tadında, kararında olması daha yerinde olacaktır. Kurallar, eğilimler ve bilindik yöntemler üzerinden şiiri işlemenin de, birçok temeli yıkarak yeni yapılar inşa etme çabasında olmanın da olumsuzlukları olacaktır.  Farklı sesler bulacağım diyerek gösterilen çabalar şairi yeni damarlara da götürebilir; gürültülere, homurtulara da taşıyabilir.
İlkay Coşkun
-----------------

Şiirin geleceğe katkısı ne olabilir?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 59 – Nisan 2017 ) 

Şiir; binalar, köprüler, hava alanları inşa etmez. Ülkelerde kurmaz ama mevcut durumda dili, kültürü, iletişimi zenginleştirir. Sevgi, aşk, özgürlük, adalet olgularının içini doldurur ve güçlendirir. Sorgulayan insanların sayısını artırır. Devrimleri, özgürlükleri başlatan ilk adım sesidir şiir. Müziğe söz olup insanları eğlendirir. Marş olur kavgada insanı cesaretlendirir. Dilde dua, ölümde ağıt, sevgiliye mektup olur. En önemlisi de insanların ruhlarının eğitilmesini ve zenginleşmesini sağlayarak insanları olgunlaştırır.

İlkay Coşkun
-----------------

Şiir sevmeyenler hakkında ne düşünüyorsunuz?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 58 – Şubat 2017 )
Allah, bildiği gibi yapsın denir ya hani. Ben böyle bir bedduada bulunmayacağım. Şaka bir tarafa da, şiir sevmeyenleri en azından kendime uzak bulurum. Şiiri sevmemekten ziyade bu sevgisizliği kelimelerle, cümlelerle beyan edenleri ayrı bir itici bulurum. “Ben çiçekleri sevmiyorum” diyen biri gibi ağır gelir sözleri. Güzel olanı sevmemek gibi çirkin gelir bana. Şiiri sevmeyenleri daha çok kapital ve daha az duygusal bulurum. İnsanlığına bir şey diyemem ama kalbini daha çok az duygulu bulurum. Gözünün ferini, elinin sıcaklığını, kalbinin çarpışını, heyecanını, sevgisini, aşkını daha çok sahte bulurum. Kırlardaki çiçeklerden, börtü böcekten, türkülerden, şarkılardan ve dahi kuş cıvıltılarından daha çok geride olduklarını görürüm.

İlkay Coşkun
-----------------

Şiir yazanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 57 –Aralık 2016 )

Şiir yazanlarda, evlat sahibi olmak isteyen bir insan veya ev almaya çalışan bir ebeveyn gayretini görürüm. Şiirden alınan hazzın yanında kuvvetli bir yazma dürtüsünü yaşarlar. En güzeli yazma dürtüsüdür bu. Sevgiliye yazılan bir şiirin anlamı ve gerekçesi yanında, toplumsal içerikli yazılan başka bir şiirin başka bir anlamı ve gerekçesi vardır. Bir yerde yaraya parmak basmak gibi bir değer taşırken başka bir yerde duygunun dışa vurumu hüviyetindedir. Bu bağlamda şiir yazanları daha çok duyarlı, daha çok aşık, daha çok hayalperest, daha çok uçarı, daha çok kırılgan ve daha çok insan olduklarını düşünürüm.

İlkay Coşkun
-----------------

Şiir okuyanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 56 –Ekim 2016 )


Şiir okuyanların sezgilerinin daha kuvvetli olduğunu düşünürüm. Duygu yoğunluğunu ve derinliğini hayallerle ve anılarla besleyip daha yoğun yaşarlar.  Daha çabuk âşık olur daha çok kırılgandırlar. Parasal zenginlik olmasa da ruh ve yürek zengini olduklarını düşünürüm.  Şiir okumak her şey değil ama çok şeydir.
İlkay Coşkun
----------------- 
Şiir okumayanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 55 – Ağustos 2016 )

En azından şiirin güzelliklerinden mahrum olur. Şiir okumak, farkındalığı ve birçok şeyin farkına varmayı beraberinde getirir. Sanatlardan biri olan şiir sanatından uzak olan bir insan öyle veya böyle eksik olur. Tabiatı, dünyayı, evreni, insanları, canlı ve cansız her şeyi tanımada muhakkak eksiklikleri taşır. Kelimelerin büyüsünden, tınısından mahrum kalır. Yüreğindeki boşluk sayısı, şiir okuyanlara göre hep bir fazladır.

İlkay Coşkun
----------------- 
Kendini güncelleyen şiir ne demektir?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 54 – Haziran 2016 )

Şiirin sesi ve derinliği şiirin kalıcılığını belirler. “Her dem taze şiir” kıstasına uyan şiir kalıcıdır. Kimi şiirler vardır yazıldığı anda anlaşılmayabilir, değerini bulmayabilir. Yüzyıllar sonra keşfedilebilir. Kendini güncelleyen şiir tat verir. Tat veren şiir güncelliğini devam ettirir. Gönüllere dokunma ve yüreklerin sesi olma şiirin yaşam süresini belirler. Duyulara hitap eden, şaşırtan, aklı allak bullak eden şiirin yaşam süresi fazladır. Şiirdeki iç ses, ahenk ve ritim uyumu şiiri besler, şiirin tadını artırır.
İlkay Coşkun
-----------------
İyi bir şiir dergisi nasıl olmalıdır?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 53 – Mayıs 2016 )

Şiir dergisi yayın ilkelerinin yanında hep bir açık uç bırakabilmeli okura. Şiir dergisinin poetikası olmalı ama farklı ürünlere de zaman zamanda olsa yer vermeli. Tek tip düşünce şiir dergisine hâkim olmamalı.  Şiirin yanında söyleşiler, yorumlar, tahliller ve değerlendirme yazıları da olmalı. Gerçekten şiir olan ürünlere yer verilmeli ama  –şiir şudur- yaklaşımı okura dikta edilmeye çalışılmamalı. Okura çeşitlilik sunulmalı. Daha önemlisi şiir dergisini eline alan okur keyif alarak okumalı.

İlkay Coşkun
-----------------

Şiiri manzumeden farklı kılan nedir?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 52 – Nisan 2016 )

Manzumelerin sanatsal değeri taşıyanlara şiir denebilir. Şiirin sanat değeri taşıması önemlidir. Manzumede anlatma ve konuşma dili hakimken, şiirde ise çağrışım ve sezdirme ön plandadır.  Şiirde, edebi sanatlar ve imge çokça yer alırken manzumede sadece ölçü ve uyak vardır. Manzumeyi şiirin ön basamağı olarak görebiliriz. 

İlkay Coşkun
-----------------
Şiirde imgenin önemi nedir?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 51 – Mart 2016 ) 

Şiirin olmazsa olmazı mı, şiirin yapıtaşı mı, şiirin en önemli bir unsuru mu bilmem ama şairin başvurduğu en önemli bir kaynak diyebilirim. Belki de şairin sığındığı bir limandır. Şiiri nesirden ayıran efsunlu sözcük öbekleridir belki de. İlhamla gelen ahenkli söz öbekleridir. Belki de şairlerin uydurduğu yalancı kurgulardır. Belki de şiiri var eden şiirden içe şiirdir.

İlkay Coşkun
-----------------
Sanatta toplumun beğeni düzeyini belirleyen etken nedir?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 50 – Şubat 2016 )

Sürü psikolojisi, tek tip insan modeli ayak oyunları ve dayatmalarının sonuçları, etkileşimler, özentiler ve kalite gibi birçok etkeni sıralayabiliriz. Medya, tanıtım, reklam araçlarını da göz ardı etmemek gerekir. Özellikle liseli ve üniversiteli gençlerin beğeni ve davranış şekilleri irdelenirse daha net sonuçlar elde edilebilir en azından belli bir yaş gurubu için. Zaman, şartlar ve yaş faktörünü de göz önünde bulundurmak gerekir. Sanatsal faaliyetlerin çeşidine göre ve sanatkârların ilgilendikleri sanatlara göre de değişimler gözlenebilir. Sanat; para, iş ve kazanç kapısı olarak da görülmektedir.  Toplumun beğeni düzeyi, birçok değişkeniyle, bileşenleriyle kocaman bir alandır.

İlkay Coşkun
-----------------

Bir şiiri değerlendirirken neleri gözetiyorsunuz?
(Silgi Şiir Dergisi, Sayı 49, Ocak 2016 )

 Şiirin iç sesi, anlatımdaki akıcılığı, üslubu önemlidir. İyi bir şiir dili yakalanabilmeli. Çok bilindik şeylerden ziyade bilinmedik şeyleri akıcı, saf anlatımla okura sunabilmek önemlidir. Okuru şaşırtmalı şiir. Sağ gösterip sol vurabilmeli veya tersi olabilmeli. Tema, anlatım, imgeler, şiirde mimari, yenilik, zenginlik, kullanılan kelimeler okurun ilgisini çekmeli. Duyulara hitap edebilmeli. Duygu önde olmasa da tamamen duygudan arındırılmamalı. İmge ve sözcük örgüsüyle orijinalliği taşımalı. Okur için şiirde yeni bulunmuş bir damar çağrışımını yapabilmeli. Şiir kendi başına bir örnek teşkil edebilmeli. Benzerlik algısını okuruna vermemeli. Kalıcı ve güzel bir şiir düşüncesi okurda oluşabilmeli. Okur, tat almalı şiirden. Şiirleri daha çok bu ölçütlerde değerlendiriyorum.

İlkay Coşkun
-----------------
İyi bir şiir nasıl olmalıdır?
(Silgi Şiir Dergisi, Sayı 48 - Aralık 2015)

İyi bir şiir okurun duyularını etkileyecek güçte olmalı. Heyecanlanma, şaşırma yerine göre duygulandırma gibi duyuları harekete geçirmeli. Bilindik sözcüklerle bilinmedik şeyleri söyleyebilmeli şiir. Okuyucusuna “Vay be” dedirtebilmeli. En önemlisi de mümkünse hiç eskimemeli şiir. Hep taze kalabilmeli. Geçmişi, bu günü ve geleceği içerisinde barındırabilmeli.

İlkay Coşkun
----------------- 

Şiirin yaşamınızdaki etkisi nedir?
(Silgi Şiir Dergisi, Sayı 47– Kasım 2015)

Şiir, düşünmemi sağlayan bir araç görevi üstleniyor adeta. İmgeleri oluşturma, şiirin temelini, çatısını inşa etme gibi yapım aşamalarında insanı düşünmeye sevk ediyor.  Şiir ayrıca okumaya ve araştırmaya yönlendiriyor. Bu durumda şiirle olmaya, şiirde kalmaya yönlendirerek insanı şair yapıyor. Dilde, kelimelerde zarafeti arayan şairin hayat kalitesi, düşünce dünyası zenginleşiyor. Şair adeta kelimelerle dans ederek huzura kavuşuyor. Cümlelerdeki melodiyi, sesi, raksı arıyor.

İlkay Coşkun
-----------------


Şiirsiz toplumu nasıl tanımlarsınız?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 46 – Ekim 2015 ) 

Şiiri, dilin güzel kullanıldığı bir alan olarak görürsek, şiirsiz toplumu da en basit haliyle bu güzelliklerden mahrum olarak görmeliyiz. Dildeki incelikleri, letafeti, derinliği, mecazları, duygu yoğunluğunu, ahengi, müziği, üst dili şiirde görürüz ve şiirde yaşarız. Marşları, koşmaları, ağıtları şiirlerde buluruz. Şiir medeniyetlerin harçlarındandır. Şiirsiz topluluklar kuru kalabalıklardır desek çokta yanlış olmaz.

İlkay Coşkun
-----------------

Neden şiir yazıyorsunuz?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 45 – Eylül 2015 ) 

Şiire ilk başladığım sıralarda duygularımı, aşklarımı not düşme isteğimden şiirler yazıyordum. Daha sonraları daha çok şiire ihtiyaç duymam, şiirle yaşamam,  şiirle dostluğum ve alışkanlığım daha çok etkili olmuştur herhalde. Yazmak başlı başına bir ihtiyaç gibi kendine çekiyor. Okuduğum kitaplar, gündelik hayatımda yaşadığım olaylar beni yazmaya itiyor. Okumayı ve yazmayı birbirinin kardeşi gibi görürüm. Yazmak bir nevi deşarj gibi bir haldir benim için.
İlkay Coşkun
----------------- 

Şair duyarlılığı ne demektir?
(Silgi Şiir Dergisi, Sayı 44, Ağustos 2015 )


Şairin önsezilerinin daha kuvvetli olduğunu düşünürsek; insana, tabiata, dünyamıza gelebilecek olumsuz hal ve şartların bertarafı için çaba göstermesidir. Şairin, yenilikçi, devrimci yönünü muhafaza ederek sömürü düzenlerle mücadele ve muhalefet etmesidir.  İnsanın, toplumun sorunlarına karşı duyarlı olmasıdır. Her ne şartta olursa olsun adaletin, doğrunun yanında olmasıdır.
İlkay Coşkun
-----------------
Ne tür şiir seversiniz neden?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 43 – Temmuz 2015 ) 

Sezdiren, ışık veren, ritmi olan şiirleri severim. Duygusu tamamen içerisinden alınmış şiir bana tatsız tuzsuz gelir. Şiirin derinliği olmalı. Ne bulmaca gibi aşırı dolambaçlı olmalı nede sürekli nasihat vermeli insana. Şiir, durgun sulardaki sessizliği de taşımalı kabarıp hırçınlaşa da bilmeli. Şiirde imge tadında olmalı. Şiir, sesi kulağa iyi vermeli tırmalamamalı. Her dem taze şiir kıvamında olmalı.
İlkay Coşkun
-----------------

Bir Şiiri Yazmaya Nasıl Başlarsınız?
(Silgi Şiir Dergisi, Sayı 42, Haziran 2015 ) 

Genellikle yolda yürürken zihnime imgeler takılır. Not defterime bu aforizmik söz kırıntılarını not ederim. Şiir yazma isteyim arttığında bu notlarım doğrultusunda şiirim şekillenir. Yazmak istediğim şiir değil de bambaşka bir şiir çıkar oryaya genellikle.

İlkay Coşkun
-----------------
Sanat üretiminde ödülün işlevi nedir?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 41, Mayıs 2015 ) 

Ödül, sanat erbabı için bir iltifattır. Ödül, sanatçıyı şevklendirecektir muhakkak. Ödüller, gençler için daha çok anlamlıdır ama sanat ürünlerini, şiirleri, öyküleri yarıştırmayı da çokta doğru bulmuyorum. Bir kısım ödül dağıtanların oluşturduğu bir çark var. Bazı ödül dağıtıcısının aynı kişilerden oluşması başka bir problem olarak gözüküyor.  İşin içinde başka hesapların olduğunu görüyoruz maalesef. Ödül alanı ödüllendirmekten çok başka amaçlar güdülüyor, kayırmalar oluyor bunları da görmemiz gerekiyor.

İlkay Coşkun
----------------- 

Şiir, edebiyat üstü müdür, neden?
(Silgi Şiir Dergisi, Sayı 40, Nisan 2015)
Şiir, edebiyatın kalbi, can damarı, beynidir. Nasıl ki kalp, can damarı, beyin hayat fonksiyonlarının olmazsa olmaz unsurlarıdır, şiirde edebiyatın en önemli hayat kaynağıdır. Birçok edebi tür içerisinde gizlenmiş şiiri görürsünüz. Şiirsel anlatımıyla romanı, öyküyü, hikâyeyi vs. birçok türü sayabiliriz. Müziğin temelinde de şiir vardır. Uyum ve ahenk şiirin nasıl ki özünü oluşturuyorsa, edebiyatın temelinde, harcında, özünde şiir vardır. Şiir, edebiyat üstü değil, edebiyatın ta kendisidir. Şiir, edebiyatın üssüdür.

İlkay Coşkun
-----------------

İyi bir şiir dergisi nasıl olmalı?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 39 –Mart 2015 ) 

En baştan sadece şiir olmamalı. Şiir üzerine yazılar, soruşturmalar, mülakatlar Şiir tahlilleri olmalı. Her dergide olması gereken ilkeleri olmalı. Yeniliklere açık olmalı. At gözlüklerini takıp da bu işi sadece ben bilirim havasında olmamalı. Mütevazı olmalı. Tartışmalara, polemiklere sebep olunsa dahi seviyesini kaybetmemeli. Tarzı, kalitesi ve seçiciliği olmalı.

İlkay Coşkun
-----------------

Bir şiiri seslendirirken öncelikle önemsediğiniz birkaç koşul nedir?
(Silgi Şiir Dergisi, Sayı 38, Şubat 2015)

Şiiri seslendirmelerinde, şiirde kullanılan fon müziğinin, şiirin önüne geçmesini engellemek, kelimeleri yutmamaya ve vurgulara dikkat etmek, son olarak da bağırmamaya dikkat etmenin önemli olduğunu düşünüyorum. 
İlkay Coşkun
----------------- 

Bir şiiri hangi nedenlerle seversiniz?
(Silgi Şiir Dergisi, Sayı 37, Ocak 2015)

Ses uyumu ile, konu bütünlüğü ile, ritmi ile, derinliği ile, verdiği haz ve heyecan ile şiiri severim. Her dem taze kalabilen şiir favorimdir. Şiirin toplumcu ve faydacı rolü de olmalıdır muhakkak. Duygudan tamamen sıyrıldığı şiirler yavan gelir bana.

 İlkay Coşkun
-----------------

Yaşamdan esinlenmenin şiirde önemi nedir?
(Silgi Şiir Dergisi, Sayı 36, Aralık 2014)

“Biz çekmediğimiz derdin türküsünü yakmayız” diyen Merhum Neşet Ertaş‘ın dediği gibi yaşananların daha çok kalıcı sanat eserine temel oluşturabileceğini göz önüne almamız gerekiyor. Yaşanılmayanı yazmak daha çok yavan kalır. Aşkı, ayrılığı, hasreti, acıyı, bohem hayatını yaşamak gerekiyor ki güzel şiirler ortaya çıksın. Sıcaktan çok soğuk daha güzel yazdırır insana.


İlkay Coşkun
-----------------

Şiir hep yeni olmak zorunda mıdır?
(Silgi Şiir Dergisi, Sayı 35, Kasım 2014)

Bu gün yeni olan bir şeyin ileride eski olacağı kesin bir vakıa ama kalıcı olmanın şartları hâsıl olunca yeni kalır şiir. Her dem taze şiir, yenilikçi, geleceği görebilen şiir daha çok yeni kalacaktır. Her şeye rağmen maalesef ki birçok şey gibi iyi şiirlerde unutulmayı ve ölümü yaşıyor.

İlkay Coşkun
-----------------

Şiirin mutlulukla ilgisi var mı?
(Silgi Şiir Dergisi, Sayı 34, Ekim 2014)
Şiir, daha çok mutsuzlukla ilintilidir. Yârine kavuşmuş bir insan şiir yazmaktan daha çok mutluluğunu yaşar. Amacına ulaşmıştır çünkü. Olsa olsa sevdiğine serenat yapar. Leyla ve Mecnun aşkının efsaneleşmesinin sebebi kavuşamamalarındandır. Zorluklar, ayrılık, hüzün ve acı daha çok şiir yazdırır şaire. Her ne kadar şiiri mutsuzluklar yazdırsa da şair için şiir mutluluktur.

İlkay Coşkun
-----------------

“Şiir iklimi” sözünden ne anlıyorsunuz?
(Silgi Şiir Dergisi, Sayı 33, Eylül 2014)

Nasıl ki kelimelerin hal ekleri var, şiirinde bir hal eki,  iklimi vardır, olmalıdır. Şiirin güz hali, şiirin eylül hali, şiirin kış hali, şiirin ılıman hali gibi. Yeri gelir yanar sıcaktan, yeri gelir donar. Şiirin ‘var hali’dir iklim. Hayatın hallerini çağrıştıran iklim şiire nüfuz eder,  şiirle içselleşir. Tohumla yenilenen tabiat gibi doğar küllerinden. Güzel kokularını doğaya salar ve seslerle ahenk oluşturup gezinir yeniden. 

İlkay Coşkun
-----------------

“Söylem” kavramını günlük konuşma ve yazıda sıkça kullanıyoruz.
Sizce “bireysel söylem” nedir?
(Silgi Şiir Dergisi, Sayı 32, Ağustos 2014)

Kişiye özgü, sıradan olmayan, farkındalığı yakalamış ifadelerdir. Bilgi birikimi, söylenen sözün derin anlamı, söylemin kalıcılığı, sözün zekâ ürünü olması gibi birçok özelliği vardır. Bu kimi zaman şiirde bir bukledir, kimi zaman aforizmik bir sözdür. “Bireysel söylem” de tutarlılık ve diğer insanların gönlünde yer etmesi esastır.

 İlkay Coşkun
-----------------

Şiir nedir?
(Silgi Şiir Dergisi, Sayı 31, Temmuz 2014)

 ‘Şiir nedir?’ sorusu her önümü geldiğinde, ‘Şiir ne değildir?’ sorusuyla beraberce çağrışım yapıyor geri planda. ‘Her şey zıddı ile kaimdir’ sözüyle örtüşüyor zıtlık, çizilen hattın belirlenmesi açısından. Neye göre, kime göre, alt soru perspektifleri tablonun rötuşlarını sunuyor adeta. Şiir, insanlığın ortak paydasında söz sanatıdır. Şiir, dilin güzelliklerini öğreten, imgelerle, ahenk unsurlarıyla harmanlanmış sözcükler, cümleler sanatıdır, zanaatıdır bir yerde. Şiir ülkeler kurmaz. Medeniyetlere katkıları olur sadece. Olsa olsa şiirle yatıp şiirle kalkanlar için takıntı olabilir. Şiir, hayata bakış açısını, yaşam felsefesini belirleyen önemli bir unsur niteliği taşıyabilir. Bu cevaplar, kime göre, neye göre sorularını geri planda cevaplandırıyor bir taraftan.
İlkay Coşkun
-----------------

Şiir dili ne demektir?
(Silgi Şiir Dergisi, Sayı 30, Haziran 2014) 


Şiiri gündelik hayat dilinden ayıran söyleyiş farklılığıdır. Bu dil tabi ki şairler tarafından hayat bulur. Söyleyişteki ahenk, imge, ses, derinlik ve üslup bu dilin seviyesini imler. İstanbul Türkçesi ile kaba saba sinkaflı cümlelerin yer aldığı Türkçedeki ayırdı mı pekâlâ görürüz. Şiir bu manada üst bir dildir. Az kelimeler ile çok şey anlatabilme sanatıdır. Bu dil estetik ve sanatı her zaman beraberinde taşır.

İlkay Coşkun
----------------- 

Şiir dergilerinin şaire ve şiire katkısı konusunda ne düşünüyorsunuz?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 29 – Mayıs 2014 )

“Dergi, hür tefekkürün kalesidir” diyen Cemil Meriç sözünü dergiler olarak hak etmek gerekir. Dergi mutfağında yer almak, emek vermek şair ve yazarı muhakkak geliştirecektir. Çok dergide yazmaya karşıyım ama sadece bir dergide yazmakta şair ve yazarı kısıtlar diye düşünüyorum.

İlkay Coşkun
-----------------


Bugünün toplumcu şairlerini muhalif tavır noktasında nasıl buluyorsunuz?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 28 – Nisan 2014 )

Bireyselliğin, bireysel özgürlüklerin daha öne çıktığı günümüzde toplumcu şairlerin etkileri azalmış gözüküyor. Özellikle sınıflar üzerindeki muhalif tavır her zaman olacaktır. Bu bağlamda şairlere her zaman iş düşecektir. Şiirin ve şairin gücünü daha ön saflarda görme isteğimiz ve çabamız hep olacaktır.

İlkay Coşkun
-----------------

Şiir gerekli midir, neden?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 27 – Mart 2014 )

Şiirle beraber bütün edebiyat dalları ve sanat dalları gereklidir.  Şiir, toplumun dilinde zarafeti getirir. Şiir, toplumun dilini zenginleştirir. Daha genel anlamda insanı zenginleştirir. Şiir bir nevi iletişim kanalıdır. Bu kanalın kapalı olması büyük bir kayıp olur.

İlkay Coşkun
-----------------
Gelecek kaygısı şiiri nasıl etkiler?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 26 – Şubat 2014 )

 

Şaire yazdıran unsurlardan biriside gelecek kaygısıdır. Kaygı olumsuzluğu imler. Kaygı içerisindeki şair toplumcu şiirler yazmaya yönelir. Bu bir nevi gelebilecek güçlükleri sezinleyerek toplumu şiirle uyarma yönünde cereyan eder. Şair daha iyiye, güzele ulaşma doğrultusunda hareket eder. Topluma karşı sorumluluk duygusu taşır. Bu hal tabi olarak ta şairi ve şiirini karamsarlığa itebilir.


İlkay Coşkun
-----------------

Şiir dili şairin dili midir?
( Silgi Şiir Dergisi, Sayı 25 – Ocak 2014 )


“Şiir dili” daha geniş bir alanı ihtiva eder. Bundan şairler başta olmak üzere edebiyatçılar, sanatçılar ve bütün insanlar faydalanabilir. Şair bütünün bir parçasıdır. Yeteneği, ilhamı ve çalışkanlığı oranında payını alır. Kültür, sanat, yaşayış, dilin özellikleri ile bezenen şiir dili geçmişin seslerini, hislerini ve geleceğin izlerini taşır. Şiir dili ve şairin dili arasında etkileşim, alışveriş ve birliktelik vardır.
İlkay Coşkun
-----------------
Silgi Şiir Dergisi - İlkay Coşkun


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder